Build schools for Cambodian kids
1907
Parent 1
Parent 2
Parent 3
  “BU SEVDA BİTMEZ GÖNÜLLERDE..” Home   Page 1   Page 2   Page 3   Page 4   Page 5   
 
Editörden:Yitirdiklerimiz

Fenerbahçe son 6 sene içerisinde öyle baş döndürücü bir gelişim süreci yaşadı ki, taraflı tarafsız herkesin belirli alanlarda takdir, belirli alanlarda da tenkit edebileceği ancak her şekilde sağlıklı bir kurumsal alt yapı üzerinde yükseldiği gerçekliğinin hakkının verileceği bir organizasyona dönüştü bu kulübümüz. Tabi ki bu gelişimde Aziz Yıldırım katkısını inkâr neredeyse eşyanın tabiatını inkâr demektir. Ancak son gelinen noktada ortaya çıkan görüntü, kulübün kısa vadeli geleceği için pek sarı-lacivert bir resim vermiyor. Özellikle son dönemde yaşanan birkaç gelişme, taraftarı basit bir muhasebe yapmaya zorluyor.

-Taraftar gruplarına karşı girişilen sinir harbi ve taraftar üzerinde mutlak etkinin ve yönlendirme gücünün kime ait olduğuna dair başlatılan nüfûz mücadelesi.

-Yıldız futbolcu transferi beklentilerinin, hastalık derecesinde Football Manager müptelâsı kişiler dışında ismi ve işlevi hakkında fikir sahibi olunmayan Josico transferi ile büyük bir hayâl kırıklığına dönüşmesi ve özellikle farklı bir yerden gelen başarılı transfer haberlerinin Fenerbahçe toplumunda hakim taraftarlık psikolojisi üzerinde harabiyet yaratması.

Fenerbahçe’yi sevenler son birkaç yılda yitirilenler ve son birkaç yılda takıma katılanlar arasında yukarıda değindiğimiz karşılaştırmayı yapıyor. Yapacaktır da şüphesiz.

Bir orta saha bloku düşünün.

Sol açık Tuncay Şanlı göbekte Mehmet Aurelio ve Stephen Appiah sağ açık Nicholas Anelka, önlerinde Alex De Souza. Ya da koyarsınız kanada Deivid de Souza’yı çekersiniz Anelka’yı ileriye Alex’in önüne…

Şimdi bir orta saha bloku daha düşünün .

Sol açık Uğur Boral, göbekte Claudio Maldonado (Emre Belözoğlu) ve Josico sağ açık Colin Kazım Richards (Deivid de Souza) önlerinde yine Alex de Souza.

İlk seçenekteki orta sahada yer alan beş futbolcunun dördü yitirilen Fenerbahçe değerleri. İkincisi ise çeşitli sakatlıklardan dolayı oluşan iç karartıcı hali hazır. Hangisini tercih ederdik? Hangileri iç heyecanlarını sahaya yansıtarak Fenerbahçe taraftarlarını daha çok heyecanlandırırlardı? Ben birinci seçenek derdim şüphesiz.

Diğerleri de var tabi ki…Hele ki 90 dakika boyunca Fenerbahçelilik bayrağını ellerinde tutabilecek, sembolleşebilecek Serhat Akın, Ümit Özat hattâ Rüştü Reçber hattâ Luciano gibi isimler.

Bu futbolculardan bazılarını kadroda tutabilmeyi başarmak gerekiyordu. Ya da en basit örnekle Anelka’nın boşluğunu aynı ağırlıktaki ofansif etkiyi yaratabilecek doğru futbolcuyla doldurabilmek gerekiyordu. Şu sıralar tamamen iyileştiğini hattâ Juventus kulübü ile anlaşmak üzere olduğu haberlerini hayıflanarak takip ettiğimiz ve ipler koparılmasaydı halâ Fenerbahçe’nin sözleşmeli futbolcusu olacak olan Appiah’ın yerine alınacak futbolcu keza benzer özelliklerde olmalıydı. Ne yazık ki bunlar yapılamadı.

Şimdi yine bir devler ligi arifesindeyiz ve ülkemizin tek temsilcisi olan Fenerbahçe’de boğuşacak fazlasıyla sorun var.

Partizan maçı geçildi bitti. Kuralar çekildi, rakipler belli oldu. Haydi gelin rakiplerimizi tanıyalım angaryasına girmeyeceğim. Arsenal’i, Porto’yu, Kiev’i tanıyoruz. Arsenal bildiğimiz “Gunners” işte… Adebayor, Fabregas, Van Persie gibi futbolcuları var. Porto var olan uluslar arası kupaların tamamına sahip. Dinamo Kiev ise ters ve sert futbol oynayan Ukrayna’nın klasik bir Rus ekolü takımı. Önceden de açık bir hesap duruyor kendileriyle.

Mevcut insan kaynağının geçen sene kazanılan başarıyı sağlamak için yeterli olduğunu iddia etmek ve bunu düşünmek gerçekçi olmaz. Belki iyi bir ön libero, iyi bir sol kanat oyuncusu transferi yapılabilseydi, Deivid de Souza’nın ve Emre Belezoğlu’nun da takıma oturması durumunda bu beklentileri makûl bulabilirdik. Ancak bu kadronun geçen seneyi yakalama ihtimali futbol içerisinde var olsa da, aslında pek de akla yatkın değil. Senelerce ıslıklanan Selçuk Şahin ve gönderilmenin eşiğinden dönüp antremanları gözyaşları ile terk eden Maldonado Fenerbahçe orta sahasının aranan isimleri haline geldiyse bu ironi izaha muhtaçtır.

Son transfer Josico, göz ardı etmesinin akıllıca olmadığı bir tutarda para kazanacağı için muhtemelen 14-15 senelik profesyonel futbolculuk kariyerinde ilk defa İspanya dışına çıkıyor. “Aslında iyi futbolcudur, bekleyelim görelim, bakalım, hemen eleştirmeyelim” yorumlarını bir kenara bırakıp işin sorgulanması gereken tarafına odaklanmak gerekir. Josico Ocak 1975 doğumlu 4,5 ay sonra 34 yaşında. Jamaikalı sprinter ciğerine sahip olduğunu varsaysak dahi azami 1 sene verimli futbol oynayacağı gerçeğinden hareketle şunu söyleyebiliriz ki Josico sadece yapmamış olmamak için yapılan bir transfer.

Büyük düşünen, geleceğe yatırım yapan zihniyet, hayatının baharında diyebileceğimiz bir yaşta olsa da futbol hayatının son baharında olan bir futbolcuya bonservis bedeli ödeyerek yıllık milyon avrolar değerinde paralar vermez. Veriyorsa da o futbolcunun adını Roberto Carlos olması beklenir, Henry olması beklenir –ki insanlar reklâm ve imaj için yapılan bu transferi anlayabilsinler-

Eminim ki Aragones’in istediği bir futbolcudur. Ancak muhtemelen belirli bir sıralamanın son sırasında yer alan bir isimdi Josico. “Şunu alın, onu alamadınız bunu alın, bunu da alamadınız şunu alın, hiçbirini mi alamadınız? Josico’yu alın.”

Son dakika transferleri Fenerbahçe’nin kurumsal yapısına, marka değerine yakışmıyor. Fenerbahçe transfer komitesi aylardır uğraşıp bula bula Josico’yu transfer ediyorsa bu 2 ayda 30.000 kombine kart alan Fenerbahçe taraftarını en hafif ifadeyle hafife almaktır. Fenerbahçe taraftarı desteklediği kulüp için yeterince bedel ödüyor. Üstüne bedel ödetmeye gerek yok.

Şampiyonlar ligi grup maçları 10 Aralık 2008’de Kiev’de nihayet bulacak. Fenerbahçe yönetimine İlhan Mansız’ı transfer etmelerini öneriyorum. Hem Türk olur kendisi yani garip transferlerle şişirilen yabancı kontenjanını doldurmazsınız hem de 33-34 yaşlarında zannedersem. Tüm aranılan özelliklere sahip. Buzda Dans’dan edindiği malûm tecrübesinden ötürü Dinamo Kiev maçında çok işimize yarar.

Yitirilenlerin yerine daha iyilerini koymayı bırakın, Fenerbahçe toplumu yitirdiği değerlerini arıyor. Aramakta da sonuna kadar haklı.

Ferhan Yıldız

editor@1907.biz

Paylaş:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • E-mail yoluyla arkadaşına gönder
  • Technorati
  • YahooMyWeb
  • co.mments
  • Live
  • Mixx
  • Reddit

Leave a Reply



This entry was posted on Çarşamba, Eylül 3rd, 2008 at 21:01. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.
     
Page 6 | Page 7 | Page 8 | Page 9 | Kayıt ol | Giriş
lig tv  
Entries (RSS) and Comments (RSS)